Powered by Blogger.
profile

SANAT DUNYASINDA ACI KAYIP MUSFIK KENTERI KAYBETTIK.

Posted by Nazan Saatci Wednesday, August 15, 2012 0 comments

Müşfik Kenter'i kaybettik


Akciğer kanseri ve buna bağlı gelişen akciğer enfeksiyonu nedeniyle tedavi altına alınan, Türk tiyatrosunun duayen ismi Müşfik Kenter, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Türk tiyatrosunun usta ismi Müşfik Kenter, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Kenter, akciğer kanseri ve buna bağlı gelişen akciğer enfeksiyonu nedeniyle tedavi altına alınmıştı. Kenter, 7 Ağustos Salı gününden beri yoğun bakım servisinde tedavi görüyordu.

Büyük usta, 17 Ağustos Cuma günü saat 10.00'da Kenter Tiyatrosu'nda düzenlenecek törenle uğurlanacak.

Müşfik Kenter kimdir?

1932 yılında İstanbul'da dünyaya gelen sanatçı, 1947'de Ankara Devlet Tiyatrosu Çocuk bölümünde tiyatroya başladı. Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nde eğitim gördü; okulu 1955 yılında yüksek derece ile bitirdi ve devlet tiyatrosuna girdi. Sanat yaşamı, devlet tiyatrosunda oynadığı Oğuz Ata oyunu ile başladı.

Müşfik Kenter, 1959 yılında Devlet Tiyatrosu'ndan ayrıldı ve İstanbul'a giderek kardeşi Yıldız Kenter ile beraber Muhsin Ertuğrul ile çalıştı. Birlikte Küçük Sahne'de oyunlar sergilediler. Şükran Güngör ve Kamuran Yüce ile bu dönemde biraraya geldiler ve dörtlü olarak birlikte uzun yıllar tiyatro yaptılar.

1960-1961 yılları arasında Site Tiyatrosu'nu kurdular. 1962'de adını Kent Oyuncuları olarak değiştirdiler. İki kardeş ve Şükran Güngör, 1968'de İstanbul'da Kenter Tiyatrosu'nun binasının inşaatını tamamladılar.

Amerika ve İngiltere'de tiyatro araştırmaları yapan ve incelemelerde bulunan Kenter, İngiltere, Amerika, Fransa, Almanya, Yugoslavya, Kıbrıs gibi bir çok ülkede oyunlar sergiledi.

Murathan Mungan'ın Orhan Veli şiirlerinden düzenlediği Bir Garip Orhan Veli isimli tiyatro oyununu 25 seneden fazla süreyle sergilemiştir. Oyun aynı oyuncuyla Türkiye'de en uzun süreli sahnelenen oyun olma özelliğine de sahiptir.

Kenter, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı`ndan emekli olduktan sonra, Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü Başkanlığı ve Bakırköy Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliği görevlerinde bulunmuştur.

Sanatçı, tiyatro oyunculuğunun yanı sıra sinema oyunculuğu da yaptı. 1966 Antalya Film Festivali'nde, Bozuk Düzen filmiyle "en iyi yardımcı erkek oyuncu" ödülünü kazandı. Yerli, yabancı TV filmlerinde, belgesel ve reklamlarda seslendirme yaptı. Sanatçı sesiyle, TRT’de 80’li yıllarda yayınlanan ve Amerikalı bir ailenin yanına yerleşen uzaylı karakter ALF’e hayat vermiş ve bu diziyle hafızalarda yer edinmişti. (wikipedia)


Odatv.com


Sıcak yaz günlerine denk gelen Ramazan ayında, oruç tutmak isteyen astım hastalarına tavsiyerde bulunan Prof. Dr. Yonca Tabak, alerjinin beslenme ile ilişkisine dikkat çekiyor.
 


Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak; susuz kalmanın en önemli sorun olduğunu, tüm vücudun günün ilerleyen saatlerinde giderek kurumaya başladığını belirtiyor. Susuzluğa bağlı olarak, vücutta dolaşan kanın koyulaştığını ve akışkanlığını kaybettiğini bazı dokuların kanlanamamasının ileri yaş hastalarında, beyin ve sinir sağlığı açısından ciddi sorunlar oluşturduğuna dikkat çekiyor. Özellikle solunum sistemindeki salgıların kurumasının ve koyulaşmasının, vücuttan atılmasını zorlaştırdığını, bu durumun oluşturduğu öksürüğün kişileri zorladığını söylüyor. Kronik bir solunum yolu problemi olan hastaların uzun süre susuz kalması hastalık alevlenmesine neden olabiliyor. Astım ve sinüzitin susuzluktan en çok etkilenen iki hastalık olduğunu, astımda akciğerlerdeki salgıların kuruduğunu ve atılmasının zorlaştığını, bunun sonucunda da bronş daralması yaşandığını sözlerine ekliyor. Sinüzitte ise aynı durumun burun salgıları için geçerli olduğunu ve geniz akıntısının atılmasının zorlaştığını vurguluyor.

Aç Kalmak Nasıl Etkiliyor?


Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak; susuzluğun yanı sıra uzun süre aç kalmanın da vücut açısından zararları olabildiğini, uzun saatler aç kalmanın kan şekerinin düşmesine neden olduğunu söylüyor. Düşen kan şekeri iftarda aşırı ve hızlı yemek yenmesi ile yükseltilmeye çalışılırsa tokluk hissinin oluşmasının da zaman alacağını ve kişinin bir seferde normalden çok daha fazla gıda tüketebileceğine dikkat çekiyor. İftarda tercihlerin şekerli ve yağlı gıdalar yönünde olduğu takdirde, sağlıklı insanlarda bile reflü oluşabildiğine değiniyor. Reflünün astım hastalarının yüzde 80’inde var olan bir durum olduğunu, dolayısıyla bir seferde çok yemek yenirse reflünün tetiklenmesi ile astım alevlenmesi gelişebildiğini belirtiyor. Özellikle yatmaya yakın zamanlarda yemek yendiğinde, mideden yukarı taşan asitli mide içeriğinin direkt akciğerlere kaçtığını ve öksürük, hırıltı, nefes darlığı oluşturduğunu vurguluyor.

HORSES #1, Nazan Saatci

Posted by Nazan Saatci 0 comments

















Gerçek düşmanlarımız cehalet, nefret, ihtiras, kıskançlık ve gurur gibi
zihin halleridir. Sadece bunlar mutluluğumuzu yok edebilir. Özellikle
öfke ve nefret, aile kavgalarından büyük boyuttaki çatışmalara kadar
dünyadaki sorunların büyük bölümünün kaynağıdır. Hoş bir durumu
dayanılmaz bir hale getirirler. Hiçbir din bunlari erdem kabuletmez .
Tüm dinler sevgi ve iyilikten söz eder.
Dali Lama






























Translate

Haberler

Hava

Doviz

Label

Abone ol