Showing posts with label science. Show all posts
Showing posts with label science. Show all posts

Sunday, November 11, 2012

BILIMIN ULASTIGI SASIRTICI GERCEKLER

BILIMIN ULASTIGI SASIRTICI GERCEKLER

by Nazan Saatci ve Dostlari on Sunday, november 11, 2012 at 11:37pm ·
 BILIMIN ULASTIGI SASIRTICI GERCEKLER

 İşte, uzmanların yaptığı araştırmalar sonucunda ortaya çıkan şaşırtıcı gerçekler... -
Bir yılan 3 yıl uyuyabilir.-
Bal bozulmayan tek gıdadır.-
Ördeğin sesi yankı yapmaz.-
Denizyıldızlarının beyni yoktur.-
Üzüm mikrodalga fırında patlar.-
İnsan yılda en az bin 460 rüya görür.-
İçtiğimiz sular 3 milyar yaşındadır.-
Karınca iki hafta su altında yaşayabilir.-
İnsan kalbi dakikada 60-80 defa çarpar.
 - "Pi" sayısının bir milyarıncı rakamı 9'dur.
 - Dünyada insanlardan daha çok tavuk var.
 - İnsanın kalça kemiği betondan daha sağlamdır.-
Türkiye'de Mehmet adında 1 milyon 229 kişi var.-
Sabahları elma kahveden daha fazla uykunuzu açar.-
Yerçekimsiz ortamda mum alevi küre şeklinde olur.-
Otomobil sayısı insan sayısından 3 kat daha hızlı artıyor.
 - Doğum gününüzü en az 9 milyon kişiyle paylaşıyorsunuz.-
Bir bardak sıcak su, buzdolabında soğuk sudan daha çabuk donar.

Saturday, October 13, 2012

Top 20 Amazing Science Facts Top 20 Amazing Science Facts


Top 20 Amazing Science Facts

1. There are 62,000 miles of blood vessels in the human body – laid end to end they would circle the earth 2.5 times

2. At over 2000 kilometers long, The Great Barrier Reef is the largest living structure on Earth

3. The risk of being struck by a falling meteorite for a human is one occurrence every 9,300 years

4. A thimbleful of a neutron star would weigh over 100 million tons

5. A typical hurricane produces the energy equivalent of 8,000 one megaton bombs

6. Blood sucking hookworms inhabit 700 million people worldwide

7. The highest speed ever achieved on a bicycle is 166.94 mph, by Fred Rompelberg

8. We can produce laser light a million times brighter than sunshine

9. 65% of those with autism are left handed

10. The combined length of the roots of a Finnish pine tree is over 30 miles

 11. The oceans contain enough salt to cover all the continents to a depth of nearly 500 feet

12. The interstellar gas cloud Sagittarius B contains a billion, billion, billion liters of alcohol [JFrater is planning to move there in the near future]

13. Polar Bears can run at 25 miles an hour and jump over 6 feet in the air

14. 60-65 million years ago dolphins and humans shared a common ancestor

15. Polar Bears are nearly undetectable by infrared cameras, due to their transparent fur

16. The average person accidentally eats 430 bugs each year of their life

17. A single rye plant can spread up to 400 miles of roots underground

18. The temperature on the surface of Mercury exceeds 430 degrees C during the day, and, at night, plummets to minus 180 degrees centigrade

19. The evaporation from a large oak or beech tree is from ten to twenty-five gallons in twenty-four hours

20. Butterflies taste with their hind feet, and their taste sensation works on touch – this allows them to determine whether a leaf is edible



INANILMAZ BILIMSEL GERCEKLER....

INANILMAZ BILIMSEL GERCEKLER....


Eğer ayağınıza soğan sürerseniz, yaklaşık bir saat sonra tadını almaya başlarsınız; çünkü kan damarlarınıza işler.

İnsan vücudunun 3 santimlik bir kısmında bile en az 20 milyon mikroskobik canlı yaşar

Bir nötron yıldızının en ufak bir parçası bile 100 milyon ton ağırlığında olabilir.

Bir salyangoz 3-4 yıl boyunca uyuyabilir; bu süre içinde besine ihtiyaç duymaz.

 Zürafalar, susuzluğa develerden daha uzun süre dayanabilir.

Bir incinin gerçek olup olmadığını anlamak için üstüne sirke sürmeniz yeterlidir. Eğer gerçekse, baloncuklar çıkmaya başlayacaktır.

Karanlık bir odada tutulan bir japon balığının rengi gitgide solacaktır.

İstiridyeler cinsiyet değiştirebilir.

Kadınları üzecek bir bilgi: Erkekler, kadınlardan %30 oranında daha güçlüdür ve beyinleri kadınlarınkinden daha ağırdır.

2.000 kilometre uzunluğundaki Büyük Mercan Resifi, dünya üzerinde yaşayan en büyük canlı.

Otistiklerin %65'i aynı zamanda solak.

Tipik bir hortum, 8.000 megaton bombaya eşdeğer enerji ortaya çıkarır.

Kutup ayıları saatte 40 kilometre hızla koşabilir ve 1,8 metre yükseğe sıçrayabilirler.

İnsan vücudunda bulunan damarların uzunluğu yaklaşık 100 bin kilometredir.

Nefesinizi tutarak ölmeniz mümkün değildir; çok uzun süre tutarsanız bayılırsınız, bayılınca da zaten normal solumaya devam edersiniz.

 Normal bir insan, her yıl yaklaşık 430 böcek yutar (yanlışlıkla tabii).

Her 9.300 yılda bir, bir insan düşen bir göktaşı altında kalarak can veriyor.

Şimdiye kadar bisikletle yapılan en yüksek hız saatte 268 kilometredir.

Fred Rompelberg isimli Hollandalı bisikletçi, bir ralli aracının arkasına taktığı bisikleti ile kurumuş tuz gölü üzerinde bu rekoru kırmıştır.

Güneş ışığından bir milyon kat daha parlak lazer ışını üretmek mümkün.

Finlandiya'da yetişen çam ağaçlarının kökü 50 km.den fazladır.

Okyanuslarda bulunan tuz miktarı, tüm kıtaları 150 metre derinlikte kaplayacak kadar fazladır.

Nişancı takımyıldızında bulunan yıldızlar arasındaki gaz bulutu, milyarlarca litre alkol içerir.

El tırnakları, ayak tırnaklarından çabuk uzar.

Kan emici bağırsak kurtları, dünyada 700 milyon insanda var.

Şeffaf tüyleri olan kutup ayılarının kızıl ötesi kameralarla fark edilmesi çok zordur.

Tek bir çavdar tohumu, 640 kilometre uzunluğunda kök verebilir.

Merkür gezegeninin yüzeyinin sıcaklığı gün içinde 430 dereceye çıkar; gece ise 180 dereceye düşer.

Meşe ve kayın ağacından buharlaşan hava bir gün içinde yaklaşık 100 litreyi bulur.

Kelebekler arka ayakları ile koku alır ve duyargaları dokunma ile aktif hale gelir.

Sağ elini kullanan insanlar solaklardan ortalama 9 yıl daha fazla yaşar.

Saturday, September 29, 2012

INANILMAZ BILIMSEL GERCEKLER....


INANILMAZ BILIMSEL GERCEKLER....

by Nazan Saatci ve Dostlari on Saturday, september29, 2012 at 1:08pm ·

Eğer ayağınıza soğan sürerseniz, yaklaşık bir saat sonra tadını almaya başlarsınız; çünkü kan damarlarınıza işler.

İnsan vücudunun 3 santimlik bir kısmında bile en az 20 milyon mikroskobik canlı yaşar

Bir nötron yıldızının en ufak bir parçası bile 100 milyon ton ağırlığında olabilir.

Bir salyangoz 3-4 yıl boyunca uyuyabilir; bu süre içinde besine ihtiyaç duymaz.

 Zürafalar, susuzluğa develerden daha uzun süre dayanabilir.

Bir incinin gerçek olup olmadığını anlamak için üstüne sirke sürmeniz yeterlidir. Eğer gerçekse, baloncuklar çıkmaya başlayacaktır.

Karanlık bir odada tutulan bir japon balığının rengi gitgide solacaktır.

İstiridyeler cinsiyet değiştirebilir.

Kadınları üzecek bir bilgi: Erkekler, kadınlardan %30 oranında daha güçlüdür ve beyinleri kadınlarınkinden daha ağırdır.

2.000 kilometre uzunluğundaki Büyük Mercan Resifi, dünya üzerinde yaşayan en büyük canlı.

Otistiklerin %65'i aynı zamanda solak.

Tipik bir hortum, 8.000 megaton bombaya eşdeğer enerji ortaya çıkarır.

Kutup ayıları saatte 40 kilometre hızla koşabilir ve 1,8 metre yükseğe sıçrayabilirler.

İnsan vücudunda bulunan damarların uzunluğu yaklaşık 100 bin kilometredir.

Nefesinizi tutarak ölmeniz mümkün değildir; çok uzun süre tutarsanız bayılırsınız, bayılınca da zaten normal solumaya devam edersiniz.

 Normal bir insan, her yıl yaklaşık 430 böcek yutar (yanlışlıkla tabii).

Her 9.300 yılda bir, bir insan düşen bir göktaşı altında kalarak can veriyor.

Şimdiye kadar bisikletle yapılan en yüksek hız saatte 268 kilometredir.

Fred Rompelberg isimli Hollandalı bisikletçi, bir ralli aracının arkasına taktığı bisikleti ile kurumuş tuz gölü üzerinde bu rekoru kırmıştır.

Güneş ışığından bir milyon kat daha parlak lazer ışını üretmek mümkün.

Finlandiya'da yetişen çam ağaçlarının kökü 50 km.den fazladır.

Okyanuslarda bulunan tuz miktarı, tüm kıtaları 150 metre derinlikte kaplayacak kadar fazladır.

Nişancı takımyıldızında bulunan yıldızlar arasındaki gaz bulutu, milyarlarca litre alkol içerir.

El tırnakları, ayak tırnaklarından çabuk uzar.

Kan emici bağırsak kurtları, dünyada 700 milyon insanda var.

Şeffaf tüyleri olan kutup ayılarının kızıl ötesi kameralarla fark edilmesi çok zordur.

Tek bir çavdar tohumu, 640 kilometre uzunluğunda kök verebilir.

Merkür gezegeninin yüzeyinin sıcaklığı gün içinde 430 dereceye çıkar; gece ise 180 dereceye düşer.

Meşe ve kayın ağacından buharlaşan hava bir gün içinde yaklaşık 100 litreyi bulur.

Kelebekler arka ayakları ile koku alır ve duyargaları dokunma ile aktif hale gelir.

Sağ elini kullanan insanlar solaklardan ortalama 9 yıl daha fazla yaşar.

Top 20 Amazing Science Facts


Top 20 Amazing Science Facts



 1. There are 62,000 miles of blood vessels in the human body – laid end to end they would circle the earth 2.5 times

2. At over 2000 kilometers long, The Great Barrier Reef is the largest living structure on Earth

3. The risk of being struck by a falling meteorite for a human is one occurrence every 9,300 years

4. A thimbleful of a neutron star would weigh over 100 million tons

5. A typical hurricane produces the energy equivalent of 8,000 one megaton bombs

6. Blood sucking hookworms inhabit 700 million people worldwide

7. The highest speed ever achieved on a bicycle is 166.94 mph, by Fred Rompelberg

8. We can produce laser light a million times brighter than sunshine

9. 65% of those with autism are left handed

10. The combined length of the roots of a Finnish pine tree is over 30 miles

 11. The oceans contain enough salt to cover all the continents to a depth of nearly 500 feet

12. The interstellar gas cloud Sagittarius B contains a billion, billion, billion liters of alcohol [JFrater is planning to move there in the near future]

13. Polar Bears can run at 25 miles an hour and jump over 6 feet in the air

14. 60-65 million years ago dolphins and humans shared a common ancestor

15. Polar Bears are nearly undetectable by infrared cameras, due to their transparent fur

16. The average person accidentally eats 430 bugs each year of their life

17. A single rye plant can spread up to 400 miles of roots underground

18. The temperature on the surface of Mercury exceeds 430 degrees C during the day, and, at night, plummets to minus 180 degrees centigrade

19. The evaporation from a large oak or beech tree is from ten to twenty-five gallons in twenty-four hours

20. Butterflies taste with their hind feet, and their taste sensation works on touch – this allows them to determine whether a leaf is edible



Monday, September 24, 2012

Harry Potter ”usulü” yeni kan grubu testi / Harry Potter's idea inspires rapid blood test

Harry Potter ”usulü” yeni kan grubu testi / Harry Potter's idea inspires rapid blood test

by Nazan Saatci ve Dostlari on Wednesday, september 24, 2012 at 4:46pm ·
Harry Potter ”usulü” yeni kan grubu testi
İngiliz yazar J.K. Rowling’in kitabından beyaz perdeye uyarlanan Harry Potter’dan esinlenilerek yeni kan grubu testi geliştirildi.

Avustralyalı bilimadamları, üzerinde test yaptıran kişinin kan grubunun harflerle ”belirdiği” özel bir kağıt geliştirdiklerini açıkladı. Bu yeni testle, biyoaktif (canlı organizmalara etki eden) özel bir kağıda bir damla kan damlatıldığı, önce kan grubunun A, B ya da 0 yazıyla, rh değerinin de ” ” ya da ”-” olarak kağıt üzerinde görülebildiği belirtildi.
Monash Üniversitesi’nden Profesör Wei Shen, ”Harry Potter ve Sırlar Odası” filmini izledikten sonra, kan grubu sonucunun doğrudan görülebildiği bir test geliştirme fikrinin uyandığını ifade etti.
Filmde Harry Potter’ın ”sihirli bir günlüğe yazı yazdığını ve cevabın günlüğün sayfasında belirdiğini” ifade eden Wei Shen, kan grubu testinde de buna benzer bir ”durumun” söz konusu olduğunu vurguladı. Yeni yöntemin uygulanmasının kolay olduğu ayrıca, acil durumlarda, kazalarda ya da savaş alanlarında acil kan naklinin gerekli olduğu hallerde kan grubunun yanlış tespitinin bu yöntemle engellenebileceği belirtildi. Konuya ilişkin makale, Fransız ”Le Figaro” gazetesinin internet sitesinde yer alıyor.

Harry Potter's idea inspires rapid blood test

Sydney:  Inspired by JK Rowling, who authored the Harry Potter series, scientists have created a rapid new blood test that literally spells out a patient's blood type on bioactive paper.

Created by Wei Shen, associate professor and colleagues at the Monash University Faculty of Engineering, the test is the first equipment-free, bioactive paper-based diagnostic device capable of reporting multiple conditions in written text. 

Mr Shen said the research took inspiration from the film adaptation of Rowling's novel 'Harry Potter and the Chamber of Secrets', the journal Angewandte Chemie reported. 

"In the film Harry Potter interrogates Tom Riddles' diary by writing on a page of paper in the diary: 'Do you know anything about the Chamber of Secrets?' and the diary responded with a 'Yes' in writing," Shen said, according to a university statement. 

The new test uses the same principles of determining blood type as traditional measures, mixing blood sample and blood typing antibodies and awaiting reaction. The paper device was printed with a hydrophobic reagent (compounds that repel water) except for the areas marked with the blood type letters. 

The team then introduced antibodies into each letter, for example, antibody A into letter A, antibody B into letter B. A blood sample was then added into all the letters, mixed with corresponding antibodies and rinsed with a saline solution. 

If the red blood cells in letter A react with antibody A, they will clump together forming a large lump that will not rinse clear, leaving a clearly visible letter A. 

Mr Shen said such low-cost and easy to understand sensors could be used in disease- screening, medical emergencies and disaster response. 



Tuesday, September 11, 2012

BILIMIN ULASTIGI SASIRTICI GERCEKLER


BILIMIN ULASTIGI SASIRTICI GERCEKLER

by Nazan Saatci ve Dostlari on Monday, May 21, 2012 at 2:27pm ·
BILIMIN ULASTIGI SASIRTICI GERCEKLER


  İşte, uzmanların yaptığı araştırmalar sonucunda ortaya çıkan şaşırtıcı gerçekler... -
Bir yılan 3 yıl uyuyabilir.-
Bal bozulmayan tek gıdadır.-
Ördeğin sesi yankı yapmaz.-
Denizyıldızlarının beyni yoktur.-
Üzüm mikrodalga fırında patlar.-
İnsan yılda en az bin 460 rüya görür.-
İçtiğimiz sular 3 milyar yaşındadır.-
Karınca iki hafta su altında yaşayabilir.-
İnsan kalbi dakikada 60-80 defa çarpar.
 - "Pi" sayısının bir milyarıncı rakamı 9'dur.
 - Dünyada insanlardan daha çok tavuk var.
 - İnsanın kalça kemiği betondan daha sağlamdır.-
Türkiye'de Mehmet adında 1 milyon 229 kişi var.-
Sabahları elma kahveden daha fazla uykunuzu açar.-
Yerçekimsiz ortamda mum alevi küre şeklinde olur.-
Otomobil sayısı insan sayısından 3 kat daha hızlı artıyor.
 - Doğum gününüzü en az 9 milyon kişiyle paylaşıyorsunuz.-
Bir bardak sıcak su, buzdolabında soğuk sudan daha çabuk donar.
 - Dünyada bir yılda gerçek paradan daha fazla Monopol parası basılıyor.
- Eksi 90 derecede nefesimiz, havanın ortasında donar ve düşer.-
Vücudumuzdaki tüm damarları uç uca ekleseniz 19 bin 200 kilometre eder.
- Çin'de İngilizce konuşan kişi sayısı Amerika'dan daha fazladır.-
- Elma, soğan ve patatesin tadı aynıdır 
 Kibrit kutusu büyüklüğündeki altın külçesi yufka gibi açılarak bir tenis kortu büyüklüğüne kadar yırtılmadan uzatılabilir.-
İnsan daha çok oksijen alabilmek ve vücudundaki karbon gazını boşaltmak için esner.
- İnsan bir günde 28-33 bin litre hava, 500- 700 litre oksijen, 2 kilogram yiyecek tüketir.-
Dünyanın en hızlı kuşu boğazlı kırlangıçtır. 3 saniye süreyle saatte 128 km . sürate ulaşmıştır
- Eğer aynı zamanda aksırır, hıçkırır ve gaz çıkarırsanız, patlarsınız.-
Aşık olduğumuzda beynimiz "phenylethylamine" üretir. Bu kalp atışınızı hızlandırır ve sizi mutlu yapar.
Bu kimyasal madde çikolatada da vardır.-
Uzayda yerçekimi olmadığı için astronotlar ağlayamaz. Çünkü gözyaşı aşağı düşmez.-
Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovmaz, sizi gizler. Sivrisineğin alıcılarını bloke ederek sizin orada olduğunuzu anlamalarını engeller.
- Kahve sarhoş bir insanın ayılmasına yardımcı olmaz. Hatta çoğu zaman alkolün etkisinin artmasına yol açar.-
Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.-
Bir pire, kendi büyüklüğünün 150 kat yüksekliğine zıplayabilir. Bu oranı tutturmak için insanın yaklaşık 30 metre zıplaması gereklidir.
- Klinik ölüm sonrası insan 5 dakika içinde hayata geri getirilebilir. 5 dakika sonra beyin hücreleri ölmeye başlar, ama yine de bu süreyi 5 dakika daha uzatmak mümkündür.-
İnsan uzun süre bir böbrek ve bir akciğerle, midesiz, dalaksız yaşayabilir, ama karaciğersiz bir dakika bile yaşayamaz.
- Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardı



Tuesday, September 4, 2012

NOSTRADAMUS’TAN SONRAKİ İKİNCİ BÜYÜK KAHİN'İN YAŞAM ÖYKÜSÜ EDGAR CAYCE

NOSTRADAMUS’TAN SONRAKİ İKİNCİ BÜYÜK KAHİN'İN YAŞAM ÖYKÜSÜ EDGAR CAYCE

18 Mart 1877’de Kentucky’de doğan, 3 Ocak 1945’te Virginia Beach’de yaşama gözlerini yuman Edgar Cayce, fizik üstü evrenin bilgilerini, uyarılarını ve kehanetlerini insanlığa aktarma görevi ile bedenlenmiş, tüm yaşamını yalnızca başkalarına faydalı olmaya adamış ve bunun karşılığında herhangi bir maddi kazanç sağlamayı düşünmemiş (ihtiyacı olduğu halde) ender varlıklardan biridir. Ona “Sırların Adamı”, “Uyuyan Kahin” gibi sıfatlar yakıştırılmıştır.

 Ondaki psişik güç çok küçük yaşlarda iken ortaya çıkmıştı. Altı yaşındayken ailesine daha önce ölmüş olan akrabaları ile iletişim kurulabileceğini ve görüşülebileceğini anlatmıştı. Daha sonraları ise okul kitaplarının üstüne başını koyarak uykuya dalıyor, uyandığında hiç çalışmamış olduğu halde kitapta yazılanları ezbere biliyordu. Bu yeteneğini giderek yitirdi ve çalışmak zorunda olduğundan on üç yaşında okulu bıraktı. Yirmi bir yaşında bir mektup kağıdı fabrikasının temsilcisi oldu ve o dönemlerde bir tür gırtlak felci geçirerek sesini kaybetti. Pek çok doktora gittiyse de hiç biri bu durumu düzeltmeyi başaramadılar ve son çare olarak ipnoza başvuruldu.

 Böylece Cayce’nin yeni yaşamı başlamış oluyordu. Transa geçtikten sonra sorunu çözümleyici ifadelerini peş peşe sıraladı ve sesini yeniden kullanabilmek için gerekli ilaçları ve tedavileri söyledi; bunları uygulayarak eski sesine kavuştu. Ancak artık eski yaşamının yerini bir başkası almış, görevi başlamıştı. Sadece ve sadece insanlara yararlı olmaya adanacak bir yaşamın eşiğinden girmiş, yürümeye hatta koşmaya başlamıştı bile.

 Hopkinsville ve Bowling Green’den bir grup doktor Cayce’nen bu eşsiz yeteneğinden çok yararlandılar. En içinden çıkılamaz vakaların Cayce tarafından tüm fizik kuralları altüst edercesine zaman ve mekan ötesi bir algı sonucunda teşhis edilişine olan hayranlıklarını gizlemediler. Onu layık olduğu takdir ile kuşattılar, yeteneklerini kamuoyuna duyurdular ve böylece Cayce’nin hemen hemen tüm vakalarda doğrulukları en yüksek hekimlerce de kanıtlanmış olan hastalık teşhis ve tedavilerinin ünü yayılmakta gecikmedi. Transa iken yaptığı teşhislerde, mili değişik vakaların tedavisi için gerekli ilaçların nerede bulunabileceğini dahi büyük bir kesinlikle tarif eden Cayce’nin uyanık durumda bunların hiç birinden haberi bile yoktu.

 Karşısına gelen kimi insanların sorunlarının da geçmiş yaşamlarından kaynaklandığını belirten Cayce’in ağzından bu geçmiş yaşamlara ait, sorunun kaynağını oluşturan sahneler de birer birer dökülüvermişti. Böylece de batık kıta Atlantis’teki yaşamın çarpıcı kesitleri gözler önüne serilivermişti

 Cayce aslında iyi bir fotoğrafçıydı da. Ancak daha sonra bu işini de bırakmış, asli görevini hakkıyla yerine getirmek için stüdyosunu kapatmıştı. Öldüğü zaman ise 43 yıl içinde 8 binden fazla insana verdiği psişik öğütlerin gayet ayrıntılı 14 bin adet steno zaptını gerisinde bırakmıştı. Bunların arasında geleceğe yönelik kehanetleri de vardı.

 Toplum, bilim ve jeofizik alanlarında doğruluğu sık sık kanıtlanan kehanetleri, genellikle olayların gerçekleşmesinden uzun yıllar önce söylenmişti. Savaşlar barış, işsizlik, ırk çatışmaları, sosyal çalkantılar vs… gibi konulardaki kehanetlerinin, karşısına tedavi için gelen insanların özel yaşamlarına ilişkin kehanetleri de zaman geçtikçe aynen gerçekleşti.

 Cayce ulusların geleceğini nasıl görüyorsa, şahısların geleceklerini de aynı berraklıkta görüyor, onlara evleneceklerini, boşanacaklarını, çocukları olacağını, doktorluk, mimarlık, kaptanlık, askerlik gibi çeşitli meslek dallarını seçeceklerini de rahatlıkla ifade edebiliyordu.

 Kehanetlerini transtayken söylüyordu ama Cayce uyanıkken de çevresindeki etkilere son derece duyarlıydı. Bir gün bir konferans salonunu terk etmek zorunda kalışının nedeni de bu duyarlılıktı. Çünkü o sırada orada bulunan bütün gençlerin bir gün savaşa gideceklerini, içlerinden üç tanesinin de asla geri dönmeyeceklerini görmüştü.
Cayce geçmişin ve geleceğin kapılarını açabilen her ikisine de rahatlıkla girip çıkabilen bir insandı.
1939 yılından sonra görev yapacak olan başkanlardan ikisinin görev süreleri sona ermeden öleceklerini söyleyerek Roosevelt ile Kennedy’yi kast etmişti. 1929 yılındaki büyük ekonomik krizi, borsadaki çalkantıları ve işlerin 1933’de yeniden rayına oturtulacağını bilmişti. 1920’lerde Amerika’da ırkçılık çatışmalarının yaşanacağını ifade etmişti.
Kahinler, kehanetlerinin hangi tarihte gerçekleşeceğini genellikle söylemeyi reddederler. Ancak Cayce çoğu kez tarihte belirtmiştir. 2.inci Dünya Savaş’ının başlayış ve sona eriş tarihlerini ve Vietnam Savaşı’nın tarihini vermiş, bilim dünyasının henüz haberi yokken Laser ışınının bulunacağını söylemişti. Bimini yakınlarında, deniz dibinde tarih öncesi kalıntıların da bulunacağını belirtmiş ve bu da gerçekleşmiştir.
Yeryüzünün çehresindeki değişimler
Cayce, ileriki yıllarda büyük doğal afetler yaşanacağını, depremlerin ve deniz kabarmalarının yeryüzünün topografyasını değiştireceğini bildirmiş, kendisine tarih sorulduğunda ise bu hareketlerin 1958 ile 1998 arasında başlayacağını önce yavaş seyreden bu değişimlerin 1969 yılından itibaren giderek hızlanacağını eklemişti. Nitekim depremlerde hem sayıca, hem de şiddet bakımından bir çoğalma saptanmakta, 1969’dan sonra 7-9 Richter ölçeği arasında en az 30 depremin kaydedildiği bildirilmektedir.

En uzman jeologlar Cayce’in haber verdiği olayların hiç de hayal ürünü olmadığını, hemen yanı başımızda gerçekleşmeyi beklediklerini belirtiyorlar. Cayce yer kabuğundaki değişikliklerin Amerika’nın batı kıyılarından başlayacağını ifade etmişti. Nitekim 28. Mart 1964 yılındaki Alaska depremi, 8.4 şiddeti ile 1908 San Francisco depreminden de güçlüdür.
Jeologlar Cayce’nin California’nın tahrip oluşuna ilişkin kehanetinin her an gerçekleşebileceğini belirtiyorlar. St. Andreas çatlağının 1980 yılında Pasadena dolaylarında 23 cm kadar batıya kaydığı saptanmıştır. Pek çok bilim adamının da görüşüne göre, 1989 San Francisco depremi asıl büyük hareketin sadece bir habercisidir. 1970 Haziran’ında Peru’da meydana gelen ve topografyayı değiştirmiş olan depremi de önceden haber vermiş olan Cayce’ye göre California’nın yerle bir oluşu gerçekleşecektir.
Günün birinde New York’tan ayrılmak niyetinde olan bir adam Cayce’ye başvurmuştu. Bu şehirde kendini çok huzursuz hissettiğini söyleyen bu iş adamına Cayce transa geçtikten sonra bu kararında büyük isabet bulunduğunu çünkü New York’un günün birinde yıkılıp sulara gömüleceğini söyledi. Ancak bunun daha ileriki bir nesil zamanında gerçekleşeceğini de ifade etti.
Cayce’nin New York’a ilişkin bu kehanetine pek inanılmadı ve üstünde durulmadı. Ancak Manhattan’da bulunan 14. Cadde’de büyük bir iş merkezinin inşa çalışması sırasında, 1962 yılında projeler tamamlandıktan sonra bazı mühendisler yeraltında büyük bir fay tespit ettiler ve projenin gerçekleştirilmesinden vazgeçildi. Cayce’ye göre Carolina ve Georgia’nın güney bölgeleri de sular altında kalacaktır.
Cayce, Avrupa’nın kuzeyinin göz açıp kapayıncaya kadar değişeceğini bildirmiştir. Akdeniz bölgeleri de tehlike hattındadırlar. Özellikle de İtalya ve Yunanistan’a dikkat çekmiştir. Vezüv’ün ve Martinik’deki Pele yanardağlarının püsküreceklerini ve bunu takiben de California’nın güney sahillerinden başlayarak Utah ve Nevada’ya dek doğuya kadar yayılan bir su baskının yaşanacağını 1936’daki bir kehanetinde belirten Cayce, ‘Güney denizlerindeki bazı koşullar değişince ve buralarda batıp yükselmeler başlayınca, Akdeniz’de de aynı olaylar görülünce ve Etna bölgesinde değişiklikler meydana gelince, her şeyin başlamış olduğunu anlayacağız’ demişti.
Bu arada Etna çevresindeki hareketlerin 1958’de başladığı ve Akdeniz tabanında alçalıp yükselmeler meydana geldiği bilim adamlarınca saptanmış. Ayrıca 1979’da Indonesia’nın Yapen adasında meydana gelen 8 şiddetinde bir depremden sonra, aynı gün, dünya küresinde Endonezya’nın tam karşısında yer alan etna (Sicilya) yanardağı infilak etmiş ve sönmüş olduğunu düşünerek tırmanmakta olan pek çok turistin ölümüne neden olmuştur. Bu arada A.B.D Washington eyaletindeki St. Helens yanardağı da 1980 yılının 18 Mayıs günü uzun bir zamandan sonra iki kez püskürmüş, dağın tepesinden 400 metrelik bir bölümü uçurmuştur.
Kutupların Yer Değiştirmesi
Cayce şöyle diyor: ‘Kuzey bölgelerinde ve Antarktika’da kabarmalar ve depremler, yerkürenin sıcak bölgelerinde volkanik patlamalar olacak. Kutuplar yer değiştirecek; öyle ki, soğuk veya yarı tropikal ülkeler daha tropikal olacaklar ve oralarda dev eğrelti otları ve yosunlar çıkacak.’
Hugh Auchincioss Brown aslında bir elektrik mühendisiydi. Ancak ölümüne dek sürdürdüğü bir çalışması vardı.Brown, Güney kutbundaki aşırı buz birikiminden dolayı dünyanın ekseninde bir değişme olacağına inanıyordu ve ömrü boyunca toplumları bu tehlikeye karşı uyarmaya çalışmış. Bilimsel ve jeolojik kuruluşlarla temaslarını daima sürdürmüştü.
Brown Antarktika’daki buzulların artmasıyla dünyanın adeta “üstü ağırlaşan, sarsılan ve dengesini kaybeden bir topaç gibi devrileceğini” ileri sürüyor ve bu basınç nedeniyle de dünyanın dönüş ekseninin kutup ekseninden uzaklaşacağını ve dünyanın boşlukta takla atarak yeni kutuplar doğrultusunda olaşacak yeni bir eksenin çevresinde dönmeye başlayacağını iddia ediyordu.
Bunun sonucunda yeryüzü haritasının da tamamen değişeceğini belirten Brown, “Olası bir felaket, tarih öncesi dönemlerin mamutları gibi, dünya nüfusunun çoğunu yok edecek. Buzullar olgunlaştığı zaman bu olay daha önce de birkaç kez tekrarlanmıştır” diyordu.
“Dünyanın Afetleri” adlı kitabında da buzulların ağırlığının 19 katrilyon ton olduğunu hesaplıyordu. Buzullar şimdi su yüzeyinden 5000 metre yüksekliğe ulaşmışlar ve korkunç ağırlıkları ile alttaki kayayı sürekli çökerterek daha fazla buz için yer açmaktadırlar. Bu arada, Amiral Byrd 1930 yılında bunların sadece birkaç metresinin buz yüzeyinde kalmış olduğu görüldü. Şimdilerde ise tamamen gömülmüş olmalıdırlar.
Charles Berlitz’in belirttiği gibi yeni jeomanyetik araştırmalar bunun gerçek olduğunu ortaya çıkarttı. Nesli tükenmiş, üstelik çok farklı bölgelerde yaşayan hayvanların buzlar içindeki cesetlerine Alaska, Kanada ve Sibirya’da rastlanmıştır. Sanki çok büyük bir felaket tümünü savurmuş ve çok uzak bölgelere fırlatıp atmış gibi.
1901 yılında Sibirya ‘da bulunan Berezovka mamutunun midesinde artık o bölgede yetişmeyen ılıman iklim bitkilerine rastlanmıştır. Bu arada bilim adamları Kuzey Kutbu’nun 1960-68 yılları arasındaki kayışın sekiz mil olduğunu saptamışlar.
Yeni Karaların Çıkması
Cayce, “Değişimler meydana geldiğinde, birkaç yıl içinde Atlantik ve Pasifik’te yeni karalar ortaya çıkacak, günümüzdeki pek çok ülkenin kıyıları da okyanusun dibine gömülecek” demişti.
1940 yılındaki bir kehanetinde Poseydon Adası’nın, batık Atlantis’in yeniden yüzeye çıkacak olan ilk kısımları arasında da bulunacağını da belirtmiş. Atlantis’in parçalarının yüzeye çıkışından sonra gelecekteki nesillerin, üzerinde yaşamlarını sürdürecekleri pek çok yeni kara parçalarının ortaya çıkacağını da belirtmişti.
Dünyadaki tüm ülkeler arasında, depremlerden en az zararı İrlanda’nın göreceğini söylemiş, “Şayet İngiltere’de bin sarsıntı olacaksa, İrlanda’da 43 adet olacaktır” diye eklemiştir. Bu değişimler sırasında Japonya’nın da büyük bir bölümünün denize gömüleceğini, 1934 yılındaki bir kehanetinde söylemişti. Bu arada Nobichico Obara adlı bir Japon jeologu, Japon takımadalarının her yıl 2-3 cm kadar okyanusa gömülmekte olduklarını saptamıştır.
Cayce Rusya ile ilgili bir kehanetinde bu ülkede komünizmin son bulacağını da söylemiştir. Cayce Rusya’nın özgür bir yaşama kavuştuktan sonra Amerika ile işbirliği yapacağını da belirtmiştir. Bu kehanet, bir çok defa Amerika ile Rusya’nın Kızıl Çine ’e karşı birleşeceğini söyleyen Jeanne Dixon’un da kehanetine uymaktadır. Bu kehaneti 1944 yılında başkan Roosevelt’e söylemişti Dixon. Oysa Çin, komünist rejime 1949 yılında geçti
Önümüzdeki yılların çehresi
 Cayce’ye göre uluslar üçüncü bir dünya savaşını engellemeyi başarsalar bile bu Paris, Londra ve New York ’un haritalardan silinmesini önleyemeyecektir. Cayce kehanetlerinde asla nükleer bir tahripten söz etmedi. Ona göre birtakım nükleer deneyimler yapmak suretiyle olsa olsa dünyanın fizik güçleri harekete geçirilebilir, depremlere ve deniz baskınlarına neden olunabilirdi.
Cayce günümüz insanının da tıpkı Atlantis’te olduğu gibi kendi felaketini kendinin hazırladığını ifade ediyor. Hala yeraltında nükleer denemeler yapmayı sürdüren ülkelerin yetkilileri bu kehanetleri ciddiye almış, üzerinde biraz olsun düşünmüş olsalardı; kendi bindikleri dalın da üzerinde yaşayan diğer milyarlarca insana karşı olan vicdani sorumluluklarının şuuruna varabilirlerdi belki de...



Tuesday, August 28, 2012

İnsan zihni hacklendi!..



9Zihninizin en derinlerinde bulunan bilgiler guvende mi? Amerika, İngiltere ve İsviçre'den uzmanların oluşturduğu bir araştırma grubuna göre "hayır." Araştırmacılar, bilgisayar oyunları için kullanılan bir alet sayesinde bilgisayar kullanıcılarının beynini okudu ve gizli bilgilere ulaştı
"Bilgisayar kullanıcılarının beyni okunarak gizli bilgilerine ulaşmak mümkün." Bu tespit, Berkeley, Oxford ve  Cenevre üniversitelerinden uzmanların oluştırduğu bir araştırmacı grubuna ait.
Araştırmacılar, bir cihaz sayesinde bilgisayar kullanıcılarının beyinlerinden bilgilerin hacklenebildiğini kanıtladı.
"Emotiv" adlı cihaz bir "beyinbilgisayar ara yüzü aleti" yani el kullanmadan bilgisayar oyunu oynamaya yarayan bir alet.
Araştırmacılar, denek grubuna "emotiv"i taktırarak, bilgisayar ekranının önünden banka fotoğraflarını, tanıdıklarının isimlerini ve şifreleri geçirmeye başladı.
Tanıdık objeler ve bilgiler geçtikçe beyin P300 adı verilen özel bir frekans yaydı.
Araştırmacı grup  frekansı takip ederek çözümledi ve gizli bilgilere ulaştı. Deney yüzde 40 oranında başarıya ulaştı.
milliyet haber


Thursday, August 9, 2012

About 30 earthquakes strike in Southern California 'sequence'


A cluster of earthquakes that began Tuesday night continued Wednesday in northern Orange County, keeping residents on edge but causing little significant damage.
Photos emerged of bottles falling off a supermarket shelf in Anaheim Hills, but fire officials said they didn't get reports of anything more serious.
At a news conference Wednesday morning, Kate Hutton of the U.S. Geological Survey at Caltech said there had been at least 30 quakes since last night, but only three could be felt by residents.
"This is all part of the same earthquake sequence; they're all in the same area,'' Hutton told reporters at the briefing, which was televised by several TV stations.
Experts said more aftershocks are likely.
"It shook us pretty good. We’ve felt earthquakes before so it came as no surprise,” said Chris Nordyke, director of marketing at the Richard Nixon Library and Birthplace in Yorba Linda. “It shook open the door but nothing fell off the shelves.”
He said an inspection of the facility is underway.
Law enforcement officials in Orange County said there were no immediate reports of damage from the earthquake that hit near Yorba Linda about 9:30 a.m. (The Wednesday morning quake was initially downgraded to 4.1 but then upgraded back to 4.5.)
Lt. Santo Porto of the Brea Police Department, which serves that city and Yorba Linda, said police had evacuated the department to check the structure but found no problems. “There’s no damage in either city that we’ve heard so far,” he said.

Orange County sheriff’s officials said they had received no initial damage reports either.
The series of quakes -- including the 4.5 quake Wednesday morning and 4.4 quake Tuesday night -- has rattled residents in the area.
“No one really freaked but everyone sure felt it,” said Roxann Reeves, supervisor at a Starbucks on Yorba Linda Boulevard, where about 20 customers were in line when the aftershock hit. “We’d all just been talking about the one last night.” 
The first earthquake hit near Yorba Linda at 11:23 p.m.; the second — upgraded from an initial magnitude of 2.2 — followed about a minute later, according to data from the U.S. Geological Survey. About a dozen aftershocks ranging from magnitudes of 1.2 to 2.2 rumbled the same area until about 3 a.m. Wednesday.

http://latimesblogs.latimes.com/lanow/2012/08/earthquakes-strike-in-southern-california-sequence.html

Magnetic bacteria can help build the future of bio-computers

 Grage Wong | technology | Tuesday 8 May 2012 4:10 am
A team from the University of Leeds, UK and Japan’s Tokyo University of Agriculture and Technology has used microbes that feed on iron.
 As you eat the iron, microbes create small magnets inside themselves, similar to computer hard drives.The research may lead to the creation of hard drives much faster, the team of scientists.The study appears in the journal Small.As technology advances and computer components getting smaller, it becomes more difficult to produce electronics on a nanoscale.Thus, researchers are now turning to nature – and get the microbes involved.Magnetic bacteria In the current study, scientists used the magneticum Magnetospirilllum bacteria.These microorganisms naturally magnetic generally live in aquatic environments such as ponds and lakes below the surface, where oxygen is scarce.
They swim along the lines of Earth’s magnetic field, aligning in the magnetic field as a compass needle in search of preferred oxygen concentrations.
 When the intake of iron bacteria, proteins in their bodies interact with it to produce small crystals of magnetite ore, the most magnetic mineral on Earth.After studying how microbes gather, shape and position of these nano-magnets inside themselves, the researchers copied the method and applied out of the bacteria, producing a “growing” magnets that could in future help build hard drives.“We are rapidly reaching the limits of traditional production of electronic and computer components get smaller,” said lead researcher Dr Sarah Staniland, University of Leeds.“The machines we have traditionally used to construct them are clumsy on such small scales.“Nature has given us the perfect tool for [dealing with] this problem.”
Biological CablesIn addition to using microorganisms to produce magnets, the researchers also succeeded in creating tiny electrical wires of living organisms.Was created nanoscale tubes made of the membrane of cells, grown in a controlled laboratory environment with the help of a protein in human lipid molecules.

A membrane is a film of a biological “wall” which separates the interior of a cell from the outside environment.Such tubes in the future could be used as bio-engineering microscopic wires, capable of transferring information, as do the cells in our bodies – inside a computer, Dr. Masayoshi Tanaka of Tokyo University of Agriculture and Technology.

“These cables can have biological electrical resistance and can transfer information from one set of cells within a bio-computer to all other cells,” he said.
 In addition to computers, these biological wires, you could even use in the future for human surgery, as they are highly biocompatible, Dr. Tanaka said.“Several tiny wires have been developed worldwide, but biocompatibility remains problematic,” he said.“The nano-wires manufactured in this study were covered with the cellular membrane components, which in theory are highly biocompatible.”

I pad kullanan Orangutanlar / Orangutans Learn to Use iPads / kendi yemeklerini secebiliyorlar